Unutulmuş meslekler: macunların kraliçesi

ceviz macunu

Unutulmuş meslekler: macunların kraliçesi
Kıbrıslı Türkler yüz yıllar içinde çeşitli meyveleri macun haline getirmeyi bir sanat haline getirmişse de, geleneksel macunlarımız ne yazık ki eskisi kadar ilgi görmüyor

CEVİZ MACUNU
Misafirperverlikleri ile tanınan Kıbrıslı Türkler, evlerine konuk olanlara mutlaka ikramlarda bulunurlar. Bu ikramlar arasında kuşkusuz en ön sırada yer alanlar macunlarımızdır. Bir çeşit şuruplu meyve reçeli olarak da tanımlayabileceğimiz macunlar, misafirlere ferahlatıcı bir aperatif olarak ikram edilir.

Kıbrıs insanı yüz yıllar içinde çeşitli meyveleri macun haline getirmeyi bir sanat haline getirmiştir, ancak geleneksel macunlarımız, artık köylerimiz dışında pek popüler değil?

Bu hafta geleneksel yöntemlerle macun üreten Hüseyin Arsal’ı sayfamıza konuk ederek, Kıbrıs’a özgü macunlarımızla ilgili güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gençlere önerim: İdealleri olsun

KIBRIS: Bize kendinizden bahseder misiniz?
Hüseyin ARSAL: Ben Hüseyin Arsal, ziraat yüksek mühendisi, gıda teknoloğuyum. 1948 yılında Limasol’a bağlı Çamlıca köyünde doğdum. Benim ailem esnaf bir aileydi. 1966-67 yıllarında 19 Mayıs Lisesi’ni bitirdim daha sonra o dönemin gerektirdiği şartlar içerisinde 2 yıl mücahitlik yaptım. Ailemin esnaf olduğu için bir şeyler üreteceğim bir meslek seçmek istedim. Hayallerimi gerçekleştirmeye Ziraat Fakültesi’ne girerek başladı. Hatta hiç unutmam üniversiteye giderken kendim etiket yapardım ve üzerine yazardım “Arsal Bezelye Konserveleri” ve arkadaşlarım da bana biraz gülümserdi. Bu da benim idealimdi ve gençlere de bunu öneriyorum yani bir yerlerden bir ideal bir hayal kursunlar.

Kendi evimde mutfağımda başladım üretime

KIBRIS: Bu mesleğe nasıl başladınız.?
Hüseyin ARSAL: 1974 harekatından sonra Kıbrıs’a geldim böyle bir iş yeri yapmak ve hayal etmek zordu o zaman koşullarında. “Yeşil Ada” feribotundan indiğimin ertesi gününde işe başladım limanda. İhracat ve ithalatta, tarım ürünlerini teftiş eden bir daireydi. 25 yılımı çalışarak geçirdim. 1980’li yıllarda Kıbrıs’a özgü tatları üretmeye ilk olarak “bigla” üreterek başladım. Kendi evimde mutfağımda başladım üretime ta ki hanım beni evden kovana kadar, “ben seni bu şekilde çekemem bir yer bul orda yap” diyene kadar. 1989’dan 1999 yılına kadar eşim bu işlerle ilgili yükü çekti, memurdum ben ve ilk olarak bigla ile başladım. Tutuldu beğenildi ve bize biber turşusu talebi geldi ve bibere da başladık, daha sonra çorap söküğü gibi ilerledi ve bu güne kadar yüzlerce çeşide ulaştık. Tabi bu da halkın beğenisi ve talebi doğrultusunda gelişti. Üretimlerimizi 2 kategoriye ayırabiliriz, biri macun çeşitleri diğeri de turşu çeşitleri? Bunlar da bizim kültürümüzü yansıtan unsurlarımızdır.

Kıbrıslılar Ceviz Macunu’nu çok güzel yapar. Dıştan gelen misafirlere Kıbrıs’a özgü ürünlerimizi tattıracağız ki gittiği yere ürünümüzü da götürsün. Kıbrıs’a özgü Kıbrıs’ta yapılan her türlü macunu burada üretmekteyiz. Ceviz, Kabak, Patlıcan, Alıç, Turunç, Bergamut, İncir macunlarını üretiyoruz. Tabi bunun yanında Badem Macunu ve Turunç Çiçeği Macunu gibi yeni macun çeşitlerimizde vardır.

Ceviz Macununu biz macunların kraliçesi olarak biliriz

KIBRIS: Ceviz macunundan bahseder misiniz bizlere?
Hüseyin ARSAL: Ceviz macununu biz macunların kraliçesi olarak biliriz. Biz ceviz macununu yapmaya başladığımız zaman Baf’ın köylerinden bir arkadaşımızın eşi ile araştırarak ve bu konu ile ilgili deneyimi olan birçok insan ile görüşerek nasıl yapıldığını araştırdık. Tabii bir de gıda mühendisliğimizin ön gördüğü teknikler ile birleştirdik. Örneğin Güney’de satılan ceviz macunlarının önemli bir bölümünde cevizlerin kabukları kostik soda vasıtasıyla soyulur ve fabrikasyon olarak imal edilir, yani gerçek anlamda bizim geleneksel alışılagelmiş lezzetimizi yansıtamaz. Bizim Ceviz Macunu’nun yapımımız ise nenemizin nenesinin tarifinden gelir. Cevizler toplanır, ayni gün soyulur, 7 gün suda bekletilir, acılığı giderilir. Bir akşam kireçte bırakılır ertesi gün 3 sefer haşlanarak delinir şekeri bire bir konarak yapılır. Kavanoza ürünlerim konmadan ilk olarak ben tadarım ve sonra kavanoza korum.

Biz nenelerimizin yaptığı macunun aynisini yapıyoruz

KIBRIS: Ceviz Macunu adamızda neden bu kadar seviliyor sizce?
Hüseyin ARSAL: Bugün Türkiye’de, Azerbaycan’da ve başka birçok yerlerde bu Ceviz Macunu yapılmaktadır. Ama bizim insanımız bilgi eksikliğinden dolayı örneğin Trodos’a gidiyor oradan Ceviz Macunu alıyor ve geliyor bana diyor ki ?yedim ama senin yaptığın gibi değil’ diyor. Çünkü Kıbrıs macununun içerisinde örneğin tarçın yoktur. Biz Malyada Ayyanni’de nenelerimizin yaptığı macunun aynisini yapıyoruz. Bu bizim Kıbrıs insanının kültürüdür geleneğidir. Başka ülkelerde de yapılır ama bizim yaptığımız gibi değildir arada tat farklılıkları vardır.

Macun kültürümüz çocuklara gençlere tanıtmalı

KIBRIS: Mesleğiniz ile ilgili bir anınızı anlatır mısınız.?
Hüseyin ARSAL: Hiç unutamam mal verdiğim bir restoranda yemek yiyordum, restoranda, yabancı iki kişi vardı yan masada? Restoran sahibi o yabancılara ?masadaki ürünleri işte bu bey yapıyor ‘ dedi. Yabancı misafirler de dönüp dedi ki bana: ?zaten biz buraya bunlar için geliyoruz’. Bize düşen görev kültürümüzü geleneklerimizi yaşatmaktır. Bu konuda ilgili her kesime görev düşüyor. Örneğin Eğitim Bakanlığına mesela okullarda bu ürünler, macun kültürümüz çocuklara gençlere tanıtmalı. Eve gittiğinde çikolata yerine macun yemeli çocuklar. Eskiden çocuklar macun heyecan duyardı ama şimdi yoktur bu. Dış İşleri Bakanlığı’na da görev düşer temaslara giderken hediye olarak verecekleri ürün Lefkara İşi olsun, sepet olsun, bir Ceviz Macunu olsun Yaptığımız ürünleri tanıtmak ve teşvik etmek için her kesime görev düşer.

KIBRIS : Mesleğiniz ile ilgili son olarak neler söylemek istersiniz.?
Hüseyin ARSAL: Devletimizin tanıtım için bize gerçekten yardımcı olması lazımdır. Bu ürünleri yapan ve kültürümüzü yayan yerlere kredi olanaklarının verilmesi gerekir. Benim oğlum ve torunum buradadır onlar devam edecek bu işlere. (2009)

Bu konuyu oyla!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]
(Visited 45 times, 1 visits today)

Benzer konular

Leave a Comment