Bitkilerde potasyum eksikliği

Bitkilerde potasyum eksikliği

Bitkilerde potasyum eksikliği
Potasyum bitkilerde gerçekleşen birden çok olayda temel rol oynar. Hücre özsuyu ve dolayısıyla ile bitkinin su dengesini sağlamasını ve kuraklığa karşı dayanma gücünü artırmaktadır. Kuraklık ve don stresinin engellenmesinde yardımcı olur. Potasyum, bitkilerin hastalıklara karşı dayanıklılığını artırmaktadır. Tohumun olgunlaşmasını sağlayan potasyum, bitkinin kök sisteminin gelişmesini de sağlamaktadır. Klorofil oluşumunda rol oynar. Bitki yapraklarındaki stoma hücrelerinin açılıp kapanmasında ve kök hücrelerinin suyu almasında düzenlemeler yapmaktadır.

Potasyum eksikliği genel olarak Katyon Değişim Kapasitesi (KDK) düşük asit topraklarda görülmektedir. Üç tabakalı kil minerallerini içeren topraklarda bitkiler tarafından aşırı sömürme nedeniyle potasyum kaybı söz konusu olmaktadır. Potasyum noksanlığı aynı zamanda organik topraklarda da sık görülmektedir. Bitkilerin K alımı, potasyumun toprakta difüzyon ve kitle hareketine bağlı olmakta kuru periyotlarda elverişliliği düşmektedir. Toprağın K durumuna bağlı olarak kireçleme bitkilerin potasyum alımını artırabilmekte veya azaltabilmektedir.

Topraklarda K:Mg oranı da önem taşımaktadır. Çünkü bu elementlerin birinin diğerine göre fazlalığı bitki gelişmesini etkilemektedir. Bu oran 2:1 ile 5:1 arasında olmalıdır. Potasyum bakımından fakir olan topraklarda K noksanlığının ortaya çıkışı yetiştirilen bitkinin çeşidine bağlı olarak değişmektedir. Potasyum noksanlığında biyokolloidler etkilenmekte ve enzim reaksiyonları bozulmaktadır.

Potasyum eksikliğinde, gözle görülebilir belirtiler ortaya çıkmasa da sıcak koşullarda bitkilerin turgorunun bozulması ve stoma metabolizmasındaki bozukluktan dolayı solma görülmektedir. Potasyum noksanlığında büyüme başlangıçta az etkilenmekte ve sonraları tamamen durabilmektedir. Potasyum hareketli durumda bir element olmasına rağmen yaşlı yapraklardan genç yapraklara veya gövdenin büyüyen meristematik dokularına hareketliliği her zaman yeterli olamamaktadır. Bu nedenle K noksanlığında boğum araları kısalarak bodurlaşma meydana gelmektedir. Kereviz ve şeker pancarı gibi dikotiledon bitkilerde noksanlıkta rozetleşme görülmekte, oysa patates ve fasulyede görünüm çalımsı bir hal almaktadır.

Büyümede yavaşlama nedeniyle yaşlı yapraklar yeterli K ile beslenen bitkilere göre daha küçük olmaktadır. Genelde yapraklar renklerini korurken bazen koyulaşmakta, mavimsi yeşil renk almaktadır. Birim alana düşen klorofil miktarı arttığı için yapraklarda renk koyulaşmaktadır. Büyümede gerileme yaprak kenarlarından başlaması nedeniyle yaprak kenarları yukarı doğru kıvrılmakta yapraklarda dalgalanmalar meydana gelmektedir.

Potasyum eksiklik belirtileri ilk önce yaşlı yapraklarda ortaya çıkmaktadır. Plasmada dehidrasyon, putrescin veya peroksidaz gibi toksik maddelerin akümülasyonu nedeniyle hücreler ve dokular aniden parçalanarak ölmektedir. Bu zararlanmalar yaprak ucundan başlayarak kenarlarına doğru devam etmektedir. Potasyum noksanlığında tipik nekrotik belirtiler beyaz, sarı veya kahverengi, toplu iğnenin başı büyüklüğünde renkli noktaların belirmesinden sonra çıkmaktadır.

Bitki bünyesinde mobil bir elementtir. Noksanlığı yaşlı yapraklarda görülür. Potasyum noksanlığında bitkilerde turgor basıncı düşer ve su stresi olduğu için bitkiler gevrek dokulu bir hal alır. Erken dönemlerde az kullanılmasında domates de içi boşluluk yapar. Hıyar meyvesinde noksanlığında ampulleşme görülür. Muz meyvesi olgunlaşma döneminde oldukça önemlidir. Süs bitkilerinde kaliks çatlamalarını engel olmaya yardımcıdır. Meyvelerin ve süs bitkilerinin renk, koku, tat, depolama gibi kalite kriterlerinde oldukça önemli bir elementtir.

(Visited 332 times, 1 visits today)
Bu konuyu oyla!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Benzer konular

Leave a Comment