Yem bitkileri bakımı

yem bitkileri

Yem bitkileri bakımı
Yem bitkilerinde ilk kuruluş masrafları diğer tarla bitkilerine göre daha yüksektir. Çok yıllık yem bitkileri iyi tesis edilip, gerekli bakım işlemleri yapıldığı zaman, uzun yıllar varlıklarını koruyarak ekonomik olarak ürün verebilirler. Bu nedenle yem bitkileri alanlarından ekonomik ürün elde edebilmek için, ekildikleri yıl ve daha sonraki yıllarda bakım işlemleri yapılmalıdır. Yem bitkileri alanlarında yapılacak bakım işlemleri; gübreleme, sulama, hastalık – zararlı ve yabancı otlarla savaşımdır.

1. Gübreleme 2. Sulama 3. Hastalık – Zararlı ve Yabancı Otlarla Savaşım

1. Gübreleme
Yem bitkilerinden beklenen verimin alınabilmesi için, gereksinim duydukları çeşit ve miktarlarda gübrelerle, uygun olan zamanda gübrelenmelidirler. İklim koşulları, toprak koşullan, yem bitkisinin türü, yetiştirilme amacı, gübrenin uygulama zamanı, piyasada bulunan gübre türleri ve fiyatları, yabancı ot sorunu gibi etkenler gözönüne alınarak gübreleme yapılmalıdır. Buğdaygiller daha çok azotlu gübrelemeye ihtiyaç duydukları halde, baklagillerin P, K, Ca ve Mg ihtiyaçları daha fazladır. Yem bitkilerinin uygun miktar, şekil ve zamanlarda gübrelenmesiyle, aşağıdaki kazanımlar sağlanabilir.

🌾 Daha çok ve kaliteli kaba yem sağlanır.
🌾 Yeşil yem dönemi genişler.
🌾 Topraktaki su daha etkili kullanılabilir.
🌾 Daha fazla kök ve gövde büyümesi sağlanabilir.
🌾 Sonuç olarak daha fazla miktarda ve üstün kalite de et, süt vb. hayvansal ürünler elde edilir.

2. Sulama
Bitkilerden beklenen verimin alınabilmesi için, gereksinim duydukları fakat doğal yollarla karşılanamayan suyun, sulama yoluyla verilmesi gerekir. Su, tüm canlılarda yaşamın sürekliliği için mutlak gerekli maddelerin başında gelmektedir. Suyun bitkiler için önemini şöyle sıralayabiliriz.

🌾 Bitkilerde bir yapı maddesidir.
🌾 Bitkide turgoru sağlayan maddedir.
🌾 Hücre bölünmesi, genişlemesi ve bitkinin büyümesi için gereklidir.
🌾 Tuzların birçoğu için eritken bir ortamdır.
🌾 Fotosentezin ve bitkideki hidrolik olayların etkin maddesidir.
🌾 Bitki dokularında ısı dengesini sağlar.
🌾 Transpirasyon için gereklidir.

Su eksikliği yalnızca yem bitkilerinin verimini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda bitkilerin büyüme modelini de değiştirir. Su eksikliği durumunda; köklerin toprak üstü aksama oranı yükselir, yaprak alanı azalır, buna karşılık yaprak kalınlığı artar. Ürünün kalitesi, çiçek oluşumu, ot ve tohum verimi su eksikliğinden büyük oranda etkilenmektedir. Bitki türü, iklim ve toprak koşullarına bağlı olmak üzere, genellikle topraktaki yararlı su % 40 -60 arasına düştüğünde sulama yapılmalıdır. Her sulamada, topraktaki yararlı suyu tarla kapasitesine getirecek kadar su verilmelidir.

3. Hastalık – Zararlı ve Yabancı Otlarla Savaşım
Yem bitkileri çok fazla tür ve çeşit zenginliği gösterdiğinden, bu bitkilerde etkili hastalık ve zararlı türü sayısı da oldukça fazladır. Tohum üretimi için yetiştirilen yem bitkileri, ot için yetiştirilenlerden daha uzun süre tarlada kaldığından, hastalık ve zararlılar daha ciddi sorunlar yaratmaktadır.

Yem bitkilerinden yüksek verim ve kaliteli ürün alabilmek için, bu bitkilere zarar veren hastalık, zararlı ve yabancı otlarla zamanında ve etkili yöntemler kullanılarak savaşılmalıdır. Bitkiye zarar veren etmenin tür ve çeşidine göre, uygulanacak savaşım yöntem veya yöntemleri az-çok değişiklikler göstermektedir. Hastalık ve zararlılarla savaşımda genel olarak şu yöntemler uygulanmaktadır.

🌾 Hastalık ve zararlılara dayanıklı çeşitler kullanmak.
🌾 Uygun bir ekim nöbeti sistemi uygulamak.
🌾 Temiz tarlaya ekim yapmak.
🌾 Uygun ve etkili kimyasal ilaçlar kullanmak.
🌾 Anızları yakmak.

Yabancı otlara karşı uygulanacak savaşım yöntemleri, yetiştirilen yem bitkisi türüne, yabancı otun türüne ve ekolojik faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Küçük, tek yıllık yabancı otlar, ekimden önce yapılacak yüzlek bir sürümle veya kazayağı, tırmık gibi aletlerle yok edilebilir.

Yonca tarımında küsküt büyük bir sorundur. Parazit bir yabancı ot olan küsküt yoncalığa bulaştıktan sonra, mücadele etmek çok zor ve pahalıdır. Çoğu zaman da başarısız olunmaktadır. Bu nedenle yonca tarımında küskütten arındırılmış tohum ve tarla kullanılmalı, tarım aletleri ve daha değişik yollarla yoncalığa küsküt bulaşması önlenmelidir.

Küsküt ve diğer yabancı otlar tohum verdikten sonra, o tarladan çıkarılmaları hemen hemen olanaksızdır. Bu nedenle yabancı otların tohum vermesine, sülük (stolon) ve kök-sap (rizom) oluşturmasına engel olucu önlemler alınmalıdır. Yem bitkileri sağlıklı ve güçlü bir şekilde geliştikleri oranda hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı dirençleri ve rekabet güçleri artacağından, daha az zarar görmektedirler. Bu nedenle, yem bitkilerinin sağlıklı ve güçlü bir şekilde gelişmelerine özen gösterilmelidir.

Click to rate this post!
[Total: 2 Average: 5]
(Visited 15 times, 1 visits today)

Benzer konular

Leave a Comment